
Genel anlamda bakınca senaryo bize, intihar eden annenin tavsiyesi ile baba ve oğlun dünya üzerinde hayvan ve bitki formlarının yok olduğu, insanlığın ise yok denecek kadar azaldığı bir zaman diliminde bir dahaki kışı ılık bir sahil kıyısında geçirmek için yolculuklarını anlatıyor. Bu yolculukları boyunca dünyada yiyecek sıkıntısı olduğundan diğer insanların saldırılarına maruz kalır ve sürekli açlık çekmektedirler. Her yer talan edilmiş, her yer tozla kaplıdır, ormanlar ara sıra yanmaktadır ve geneli kül halindedir. Dünya bu hale geldikten sonra doğan çocuk ise gerçek dünya ile ilgili hiçbir bilgiye sahip değildir, yol boyunca babası birgün yalnız kalacağını söyleyerek ona hayatta kalma kılavuzluğu yapmaktadır.
Acıtır bu film. Karnınız aç filmi izlerseniz gün boyunca aç kalırsınız. Çocuk sahibi olmanın ne denli fedakarlık gerektirdiğini anlatır, oğlun babası ölürken "nereye gidiyorsun baba, beni de götür oraya,ben de geliyim" demesi koparır.
Çaresizliklerin bu denli zorladığı bir çocuğun akıllı, zeki, yardımsever, sevecen kalabilmesi çocuğun her yerde çocuk olduğunu gösteriyor.
Dipnot : Baba bir dükkanda açılmamış kola bulur ve ogluna içsin diye verir. Çocuk ilk yudumu aldığında yüzünde kolanın tadının şaşkınlığı vardır ardından masumca gülerek geğirir. Bu sahnenin devamında kolası bitince iç güdüsel olarak çocuk kutuya futbol topuymuş gibi tekmeyi basar. :)
Evet filmde kimsenin ismi yok. O yüzden baba oğul demek zorunda kalıyorum.
Ayrıca konu olarak i m legend' a benzer özelliklere sahiptir.
Oğlun performansı mükemmeldir.
Kitap uyarlamasıdır
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
İzleyiciler
Hakkımda
- CuRock
- Küçükken oyuncaklarımı parçalardım, büyüdüm geliştim. Artık uçakları parçalıyorum, sonra tekrar topluyorum...

0 yorum:
Yorum Gönder